0

Cepte konuştuğun dakikayı öde dönemi

Posted by admin on Ağu 5, 2010 in Haberler

Cep telefonunda 20 saniye konuşan ile 2dakika konuşan aboneler aynı parayı ödüyordu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yeni bir düzenleme yaparak vatandaştan elde edilen haksız kazancı ortadan kaldırdı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), aboneleri koruyan bir karara imza attı. Kurumun aldığı karara göre operatörler, 1 dakikanın altında yapılan görüşmelerden en fazla 40 kuruş alabilecek. Uygulama tüm tarifeleri kapsayacak.

Bazı operatörler 2 dakikası 65 kuruş, 3 dakikası 80 kuruş gibi tarifelerle 1 dakikanın altındaki görüşmelerden 40 kuruşun üstünde ücret alıyordu. Abone, 1 dakikanın altında konuşsa da 65 veya 80 kuruşu ödemek durumunda kalıyordu. BTK, abonenin lehine olan bir düzenlemeye giderek, tarife ayırmaksızın ilk 1 dakikanın en fazla 40 kuruş olabileceğine karar verdi. Bu durumda 2 dakikası 65 kuruşluk tarifede olan abone, ilk bir dakika için 40 kuruş, ikinci 1 dakika için ise 25 kuruş ödeyecek. Böylece, 20-30 saniye arası konuşan veya 1 dakikanın altında konuşma yapan abonelerin korunması hedefleniyor. BTK, daha önce yaptığı araştırmalarda da, vatandaşların cep telefonu ile ortalama 20-30 saniye arasında görüşme yaptığını tespit etmişti. BTK, ses trafiğinde uyguladığı azami ücret politikasını, mobil internette de uygulamak için çalışma başlattı. Tarifesiz interneti kullanan aboneler zaman zaman zor durumda kalıyor ve yüksek meblağlar ödemek zorunda kalıyor. Gelen şikayetleri dikkate alan Kurum, internette de seste olduğu gibi tavan uygulamasını hayata geçirmeyi planlıyor.

 
0

Klavyeli ve ekranlı kredi kartı

Posted by admin on Tem 17, 2010 in Haberler

İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde dolandırıcılığı önlemek amacıyla klavyeli ve ekranlı kredi kartı geliştirildi. Artık “Annenizin kızlık soyadının 3. ve 5. karakterleri nedir?” gibi sorulara maruz kalınmayacak!

 

Visa, CodeSure adını verdiği yeni bir kartla internet üzerinden yapılan dolandırıcılıkların önüne geçmeyi planlıyor.

Kart normal kredi kartlarıyla aynı boyutta. Ancak bu kartta bir ekran ve bir klavye var. Kartın özelliği ise yeni şifre üretebilmesi.

Klavyeli kart özellikle internetten yapılan alışverişleri daha güvenli hale getirmek için geliştirildi. Visa ayrıca bu kartın, kullanıcıların internet bankacılığı hesabına girmeleri için de kullanılabileceğini söylüyor. Böylece kart sahipleri internet sitesine her girişte aynı şifreyi kullanmayacaklar.

Kart aynı şekilde telefon bankacılığında da kullanılabilecek ve böylece her seferinde “Annenizin kızlık soyadının 3. ve 5. karakterleri nedir?” gibi sorulara maruz kalınmayacak.

Kartın kullanımı ise şu şekilde:

1. İnternetten alışveriş yapmak isteyen kullanıcı kartın üzerindeki “Visa tarafından onaylı” (Verified by Visa) butonuna basıyor.

2. Kart sisteme ulaşmaya hazır olduğunda uyarı veriyor ve kullanıcı, klavyeyle ATM makinesinde kullanırken yazdığı şifreyi giriyor.

3. Kartın ekranında internetten alışverişte, sadece bir kere kullanılmak üzere, yeni bir şifre beliriyor.

4. Kart sahibi internetten alışverişinde kimsenin bilmediği ve ele geçirenin de herhangi bir işine yaramayacak olan bu şifreyi kullanarak güvenli bir şekilde alışveriş yapabiliyor.

ÇİPLİ KARTLARDAN DAHA GÜVENLİ

Şu anda kullanımda olan çipli kartla marketten alışveriş yaparken, kart sahibi kredi kartını verdiğinde, pos makinesi kartı tanıyor, kime ait olduğunu biliyor.

Daha sonra kart sahibi kendi şifresini giriyor, böylece kart sahibi şifresini söylemediği sürece, bir hırsız kartı ele geçirse de marketlerden alışveriş yapamıyor.

Ancak kart üzerindeki bilgileri öğrenen herkes, internet üzerinden, herhangi bir şifre gerekmeksizin alışveriş yapabiliyor.

Sonuç olarak her sene hırsızlar internet üzerinden 600 milyon TL’nin üzerinde sahte alışveriş yapıyorlar.

Bu kartla internetten alışveriş edecek kişinin hem kartı elinde bulunduruyor olması hem de o kartın şifresini biliyor olması gerekiyor. Visa’ya göre bu kart, tüm yetkisiz kullanımları sona erdirecek.

Visa’nın bu yeni kartının üzerinde 12 butonlu bir klavye ve küçük bir ekranın dışında bu sistemin 3 yıl boyunca çalışmasını sağlayacak bir mini pil de bulunuyor.

ÖNCE BİZ DENEYECEĞİZ

Visa, kartın deneme sürümlerinin ilk olarak Türkiye, Büyük Britanya, İtalya, İsrail, İsviçre ve Almanya’da hizmete sunulacağını belirtti.

Kartlar, önümüzdeki bir ay içerisinde, kart kullanıcılarının şu anda kullandıkları kartların süresi dolduğunda ya da kendi talepleri üzerine bankalar tarafından temin edilmeye başlanacak.

Yılda 2.8 milyon kart dolandırıcılığı yapılıyor. Dolandırıcılık vakalarınınn dörtte üçünden daha fazlası internet ya da telefon bankacılığı yoluyla oluyor. Geçen sene internet üzerinden alışveriş yapanların yüzde 7’si geçen yıl bir dolandırıcılığa uğradı.

Geçen yıl internet bankacılığı dolandırıcıları tarafından toplamda 138 milyon TL’lik sahte alışveriş yaptılar. Bu rakam 2008 verilerinden yüzde 14 daha fazla.

 
0

Nokia Türk yazılımcıları Ovi’ye çağırdı

Posted by admin on Tem 15, 2010 in Haberler

Dünyanın önde gelen telefon üreticilerinden Nokia, Türk yazılımcılara yeni iş fırsatlarını ve uygulamaları kolayca geliştirmelerini sağlayan teknolojileri tanıttı.

Şirket,Nokia kullanıcıları için uygulama ve servisler geliştirecek yeni iş ortaklıklarının oluşturulması, Ovi servisleri etrafındaki mevcut ekosistemin geliştirilmesi ve entegre çözümler sağlayıcısı olarak stratejik konumunun güçlendirilmesini hedefliyor.

Türkiye, uygulama veyazılımgeliştirme konusunda son derece etkin bir pazar. 45 bin kayıtlı kullanıcısı olan ForumNokia.com’da Almanya, Fransa, İngiltere ve Finlandiya gibi ülkelerin arasında EMEA bölgesinde ilk 10 ülkeden biri. Forum Nokia EMEA Geliştirici İlişkileri Yöneticisi Phillip Parfitt, “Her ülkede geliştiricilere sunduğumuz teklifimiz son derece açık. Geliştiricilerin yalnızca yerel pazarlarda tanınmalarına ve kazanç elde etmelerine yardımcı olmakla kalmıyor, çok geniş bir Nokia cihazları kullanıcı tabanının yanı sıra şu anda tüm dünyada 180 ülkede etkin kullanıcısı olan Ovi Mağaza sayesinde küresel pazarlara girişlerini de kolaylaştırıyoruz.” dedi. 2009 yılının sonundan bu yana Türkiye’de Türkçe olarak sunulan Ovi Mağaza, Türkiye’de de giderek yaygın bir kullanım oranı elde ediyor. Türkiye; Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Rusya, Suudi Arabistan, İngiltere ve Vietnam’la birlikte Ovi Mağaza’dan en çok uygulama indiren 10 ülke arasında yer alıyor.

Şirketin çözüm odaklı stratejileri dahilinde Mayıs 2009′da kullanıma sunduğu Ovi Mağaza’dan bugün günde 1,7 milyon civarında uygulama indiriliyor. Her etkin kullanıcı ayda ortalama 8,5 indirme gerçekleştiriyor. Şu anda Ovi Mağaza’da 10 binin üzerinde içerik kalemi bulunuyor ve içerikler de gün geçtikçe çoğalıyor ve zenginleşiyor.

 
0

3 boyutlu cep telefonunda Türk imzası

Posted by admin on Tem 15, 2010 in Makaleler

Türk araştırmacıların yürütücülüğünü yaptığı AB 7. Çerçeve Programı (ÇP) kapsamında desteklenen, ”Üç Boyutlu Telefon Projesi” kapsamında üç boyutlu görüntü veren cep telefonunun ilk prototipi yapıldı

Avrupa’da 7 ülkenin üzerinde çalıştığı, üç boyutlu görüntülerden fotoğraf ve video çekimleri yapabilen telefonun tüm testleri tamamlandığında, cep telefonundan karşılıklı olarak üç boyutlu iletişim kurulabilecek.

Bilkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tolga Çapın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günümüz mobil telefon teknolojisinin her yerde kullanılabilen ve erişilebilen bir seviyeye geldiğini, multimedya mesajlaşmaların, cep televizyonlarının ve taşınabilir bir aygıttan yapılan video konferans teknolojisinin her geçen gün geliştiğini anlattı.

AB 7. ÇP kapsamında desteklenen ve çalışmaları devam eden projelerinde, gelecek nesil telefonlar için günümüzde kullanılanlardan çok farklı özelliklere sahip, üç boyutlu görüntü alabilen cep telefonu prototipini üretmeyi başardıklarını bildiren Çapın, telefona ilişkin şu bilgileri verdi:

”Geliştirdiğimiz prototip deneysel olarak boyutları normalden büyük bir prototip. Telefonun tüm donanımını sıfırdan hazırladık. Prototipimizin üzerinde kamerası ve üç boyutlu bir ekranı bulunuyor. Bu şekilde, telefonla üç boyutlu görüntü alınıp gösterilebiliyor.

Telefonda üçüncü boyut için gözlük takmadan ekrana bakıldığında üç boyutlu resimler, videolar ve görüntüler izlenebiliyor; üç boyutlu oyunlar oynanabiliyor. Kamera ile üç boyutlu fotoğraf ve video çekimleri yapılabiliyor.

Telefonumuz, uluslararası alanda pek çok bilimsel etkinlikte de sergilendi. Proje kapsamında beş uluslararası patent başvurusu da yapıldı”

-DEVLER BU PROJEDE-

Yrd. Doç. Dr. Çapın, projenin ortakları arasında ”İspanya’nın ve dünyanın en büyük cep telefon operatörlerinden birisi olan Telefonica, MP3 ve DVD’lerde kullanılan teknolojilerin mimarı Fraunhofer, yeni nesil mobil kullanıcı arabirimleri alanında en başarılı KOBİ şirketlerinden birisi olan TAT, üç boyutlu holografik ekran üreticisi Holografika ve Finlandiya’nın en iyi üniversitelerinden biri olan Helsinki Üniversitesi’nin” yer aldığını söyledi.

Çapın, cep telefonu üreticisi Nokia’nın da projeyi detaylı şekilde izlediğini bildirdi.

-ÜÇ BOYUTLU KONUŞMA YOLDA-

Çapın, üzerinde çalışmaları devam eden telefonun tamamlandığında, cep telefonu kullanıcılarının aynı ortamdaymış gibi cep telefonlarıyla üç boyutlu videolu telefon konuşması yapabileceğini, üç boyutlu oyun oynayabileceğini söyledi.

Proje sonunda, üç boyutlu 4. nesil telefon prototipinin ortaya çıkacağını ve elde edilen sonuçların, dünyanın büyük şirketleriyle de paylaştıklarını dile getiren Çapın, ürünün ticarileşmesi konusunda da çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Çapın, teknolojinin önemine ilişkin şu görüşlerini ifade etti:

”Geliştirilecek sistemin ve patentlerin mobil teknoloji alanında etkin şirketlere lisanslanması, Türk bilim ve teknolojisinin gelişimi için önemli bir fırsat olacak. Ayrıca bu proje ile Avrupa, rakipleri ABD ve Japonya’ya karşı önemli bir üstünlük sağlamış olacak. Çünkü bu tür bir üç boyutlu telefon projesi günümüzdeki üç boyut teknolojilerinin, dünyada ilk kez bütün bir sistem halinde cep telefonlarına aktarılmasını sağlıyor. Bu proje, dünyada bir ilk olup diğer devletlere de yeni ufuklar açacak. Proje kapsamında geliştirilen patentlerin Apple, Google, Samsung gibi şirketlerin geliştireceği teknolojilere karşı rekabet etmesi bekleniyor.”

 
0

‘Yumurta mı tavuk mu?’ sorusu çözüldü!

Posted by admin on Tem 15, 2010 in Haberler

Yüzyıllarca felsefi ve bilimsel gizemin doruk noktası oldu. Ama artık öyle değil. Bilim adamları “Tavuk mu yumurtadan, yoksa yumurta mı tavuktan çıktı?” bilmecesini çözdüklerini açıkladılar.

 

Bilimadamlarına göre yumurta tavuktan çıkmış. Araştırmacılar yumurta kabuğunun sadece tavukların yumurtalıklarındaki  proteinden yapılabileceğini belirlediler.

Böyle olunca, bir yumurta ancak bir tavuğun içinden çıktığı sürece var olabiliyor.

Ovokledidin-17 ya da OC-17 adı verilen protein kabuğun oluşmasını hızlandırmada katalizör görevi görüyor.

Yumurtanın içinde civciv oluşurken, yumurtanın sarısı ve etrafındaki koruycu sıvıyı barındırmada başlıca görev sert kabuk tanakasına düşüyor. 

İngiltere’nin Sheffield ve Warwick üniversitleri bilim adamları bir yumurtanın oluşumunu  yakından izleyebilmek için süper bir bilgisayar kullandılar. 

HECToR adınaki bilgisayar OC-17 proteininin kabuğun oluşumunu başlatmada kritik bir rol oynadığını belirledi.
 
Bu keşif  “Yumurta kabuğu proteininin kristal çekirdeği üzerindeki yapısal kontrolü” (Structural Control Of Crystal Nuclei By An Eggshell Protein) başlıklı bir raporda yayımlandı.

 
0

Elektronik sigara piyasada

Posted by admin on Tem 10, 2010 in Genel

Thanko, pek çok ilginç USB belleği beceriyle geliştirmiş bir üretici. Bununla birlikte; son ürünü bizi epey şaşırttı. Dünyada sigara karşıtlığı büyürken böyle bir cihaz şaşırtıcıydı. Daha sonra ortaya çıkan veriler ise, Thanko’nun sigara karşıtlığına destek verdiğini ortaya koydu.

Thanko USB cigarette, dizüstü bilgisayarınızın USB çıkışına bağlanabilen elektronik bir sigara. Özellikle dudak tiryakilerinin sigarayı bırakmasını kolaylaştırıyor. Hem nikotin içermiyor hem de çevredeki insanları zehirlemiyor. Dumansız ve nikotinsiz sigara, yurt dışında 33 dolarlık fiyat etiketiyle, öncelikle Japonya’da piyasaya sürüldü.

 
0

Grooveshark ile online müzik

Posted by admin on Tem 10, 2010 in Makaleler

Tamamen ücretsiz olan bu uygulamayla online kaynakları kullanarak istediğiniz şarkıları dinleyebilir ve DJ’lik yapabilirsiniz.

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz Fizy.com internetteki çeşitli kaynaklardan bulduğu şarkıları ücretsiz olarak dinlemenize olanak sunuyor. Oldukça basit bir arayüzü olan Fizy’nin kullanımı da çok kolay. Fakat ne yazık ki ses kalitesi çoğu zaman Grooveshark’ın yanında çok düşük kalabiliyor.

Daha kullanışlı araçlar sunan Grooveshark ile aradığınız şarkıyı yine kolayca bulabildiğiniz gibi çalma listeleri de hazırlayabiliyorsunuz. Grooveshark’ın hızlı yüklenen, şık bir arayüzü var. Arayüzde büyük yer kaplayan arama formuna bir şarkı, sanatçı ya da albüm adı yazarak aramaya başlıyorsunuz.

Arama sonuçları oldukça kullanışlı şekilde karşınıza diziliyor. Şarkı adlarının üzerinde fare imlecini gezdirdiğinizde, sol tarafta bulunan küçük düğmeleri fark ediyorsunuz. Bu düğmeleri kullanarak istediğiniz şarkının hemen çalmaya başlamasını sağlayabileceğiniz gibi, şarkının daha sonra çalınmak üzere listeye eklenmesini de sağlayabilirsiniz.

İlk şarkınızı başlattığınızda Grooveshark’ın sol alt kısımda bulunan oynatıcı bölümünde çalmakta olan şarkının albüm ve sanatçı bilgilerini görmeye başlıyorsunuz. Bir şarkı çalınmaktayken listeye başka şarkılar eklemek üzere tekrar arama yapmak elinizde. Siz farklı şarkılara ulaşmak için arama yaparken önceki şarkı arka planda çalmaya devam ediyor.

Grooveshark’ın oynatıcı kontrollerinin sağında bulunan çalma listesi oldukça kullanışlı şekilde tasarlanmış. Burada hangi şarkının çalınmakta olduğunu görebiliyor ve listedeki tüm şarkılar hakkında kolayca bilgi alabiliyorsunuz. Grooveshark, internet üzerinden ulaştığı albüm kapağı resimlerini de listede görüntülüyor.

Grooveshark’ın bir ek hizmeti olan TinySong.com, aynı sistemdeki şarkılar arasında kolayca arama yapmanızı sağladığı gibi, bulduğunuz şarkıları arkadaşlarınızla paylaşmanıza da olanak sunuyor. Bir arama sonucunda ulaştığınız şarkının bağlantısına tıklayarak hemen dinlemeye başlayabiliyorsunuz. Ayrıca görüntülenen bağlantıyı bir arkadaşınıza da gönderebilirsiniz.

 
0

Birden fazla işletim sistemi kurmanın avantajları

Posted by admin on Tem 7, 2010 in Makaleler

Gelişen teknolojinin sunduğu nimetlerden biri de tek bilgisayarda birden fazla işletim sistemi kullanabilmemiz.

Günümüzde kullandığımız bilgisayarların işlemci yetenekleri ve sabit disk sığaları bir hayli gelişti. Durum bu olunca yedekleme ya da indirme canavarı değilseniz, sahip olduğunuz 100 GB ve üzerinde kapasiteye sahip sabit diskinizi bölümlere ayırarak, tek bilgisayarda birden fazla işletim sistemi kullanabilirsiniz. Peki bu size ne sağlar? İşte bilgisayarınızda üç farklı işletim sistemi kullanmanız için 10 neden.

1. Bilgisayar kullanmak demek, Windows, Linux ya da Mac kullanmak demek değildir. Bilgisayar kullanmak demek içerisindeki sistem ne olursa olsun, temel internet ve ofis işlemlerinizi yapabilmeniz demektir. Yani nasıl ehliyet sahibi bir kişi her marka ve modelde arabayı kullanabiliyorsa, bilgisayar kullanmayı bilen bir kişi de hemen her sistemde başının çaresine bakmayı bilmelidir. Bu seviyeye gelmek için de sistemleri kurcalamak gerekir. Günümüzün bilgisayar mimarileri birden fazla işletim sistemini tek disk üzerinden kullanmaya imkan sunar. Diskinize Windows, Linux, Mac ya da Solaris yükleyerek bu sistemleri evinizin rahatlığında öğrenebilirsiniz.

2. Sisteminiz aniden çalışmamaya karar verdiğinde önce verilerinizi kurtarmaya çalışır, sonra da diskinizi formatlayarak yeniden sistem kurmaya başlarsınız. Tabii bu süreç içerisinde yapmanız gereken işler de beklemeye başlar. Sonuçta zaman ve belki de para kaybedersiniz. Ama bilgisayarınızda bir başka işletim sistemi daha olsa veri kurtarmak için zaman harcamaz ve işlerinizi diğer sisteminizde kolayca tamamlayabilirsiniz.

3. Çöken bir sistemden veri kurtarmak bir hayli zordur. Çünkü sistem açılmaz. Verilere ulaşmanın tek yolu optik sürücüden çalışan canlı dağıtımlar kullanmak ya da sabit diskinizi bir başka bilgisayara ikinci disk olarak bağlamaktır. Ancak evinizde ikinci bir bilgisayar yoksa harcayacağınız zaman bir hayli fazlalaşacak. Eğer diskinizde ikinci bir işletim sistemi varsa durum bir hayli değişecektir. Diğer sisteminizden bilgisayarınızı açtığınız zaman çöken sistemin bulunduğu disk bölümünde gezinebilir ve yedeklerinizi kolayca alabilirsiniz. Bu sayede hem zamandan kazanırsınız hem de yedeklerinizi kolayca optik medyalara ya da harici disklere aktarabilirsiniz.

4. Bir sistemi tek başınıza kullanmıyorsanız sistemde her kullanıcı için bir hesap oluşturmuşsunuz demektir (en azından oluşturmalısınız). Bu noktada sistem kullanıcı hesapları nedeniyle kolaylıkla şişebilir, kararsız kalma ve donma gibi sorunlar baş gösterebilir. Bu noktaya gelmemek için diskinize diğer kullanıcı için bir başka işletim sistemi yükleyebilirsiniz. Bu sayede hem performanstan kazanırsınız hem de daha güvenli bir sisteme sahip olursunuz.

5. Güçlü ve Intel tabanlı bir bilgisayarınız varsa kolayca ikinci işletim sistemi olarak MacOS yükleyebilir ve tasarım dünyasında kendinizi geliştirebilirsiniz. Bu sayede donanımla birlikte satılan ve bir hayli yüksek maliyetlere sahip olan (en azından PC’lere oranla) makineler yerine kendi bilgisayarınızda bu sistemlere yer verebilirsiniz. Elbette ki profesyonel anlamda iş yapmak için bu yöntemi önermiyoruz ama sistemi öğrenip, kendinizi geliştirene kadar kendi bilgisayarınız üzerinde çalışabilirsiniz. Bu size maliyet ve kolaylık sağlar.

6. IT alanında kariyer düşünüyorsanız size tavsiyemiz sunucu dünyasını iyice öğrenmeniz. Bu noktada elbette ki kurulum ve yapılandırma aşamalarını kastediyoruz. Böylesine bir durumda Linux ve Windows platformları karşımıza geliyor. Elbette ki sabit diskinizde hâlihazırda kullandığınız işletim sistemi dışında iki bölüm daha oluşturmanız ve birine Linux diğerine de Windows sunucu sistemlerini kurmanız size bir hayli tecrübe ve bilgi kazandıracaktır. Bu şekilde sunucu sistemlerini kurmayı ve yapılandırmayı kolayca öğrenebilirsiniz.

7. Bir işletim sistemi bazen sadece tek bir iş için gerekli olabilir. Örneğin geliştirme yapmak ya da ağ güvenliğini ölçmek gibi. Bu tarz bir durumda diskinizin bir bölümünü sadece Java dilinde geliştirme yapmak için kullanacağınız bir Solaris sürümüne; bir başka bölümünü de ev ya da işyeri ağınızın güvenliğini test edebileceğiniz BackTrack gibi bir sisteme ayırabilirsiniz. Bu sayede daha performanslı çalışabilir ve bilgisayarınızı daha efektif kullanabilirsiniz.

8. Yazılım ve donanım dünyası o kadar hızlı ilerliyor ki, birçok yazılımın ve sürücünün güncellenip yeni işletim sistemlerine uygun hale gelmesini beklemek bazen hayal olarak kalıyor. Örneğin ofisinizdeki emektar nokta vuruşlu yazıcınız faturalarınızı basmaya devam edebilmesi için Windows 98′e ihtiyaç duyuyor olabilir ama sizin güncel ihtiyaçlarınızı karşılamak adına Vista’ya terfi etmeniz gerekebilir. Bu noktada yeni bir bilgisayar almaktansa fatura basmak için diskinizin bir bölümüne kurduğunuz Windows 98 sürümüne geçmek sorunlarınızı çözebilir.

9. İşletim sistemleri spor takımları değildir. Onları tutmak gerekmez. Fanatikleşip sistemleri taraftarı olunmaz. En azından sabit disklerin alanlarının arttığı ve fiyatlarının düştüğü şu günlerde bu çok gereksiz bir faaliyet olur. Bunun yerine her yazılımı yerinde kullanmak adına, Windows’ta Windows, Linux’ta Linux ve Mac’te Mac yazılımlarını kullanmanızı öneririz. Bunun için, sunucu, internet ve geliştirme yazılımlarını Linux’ta, tasarım yazılımlarını Mac’te ve oyunları Windows’ta oynamanız en iyi tercih olacaktır.

10. Bir web siteniz varsa ya da web geliştiriciliği ile uğraşıyorsanız piyasaya hakim olan Windows, Linux ve Mac sistemlerini sabit diskinizde barındırarak sitelerinizin nasıl yorumlandığını ve gösterildiğini yerinde test edebilirsiniz. Benzer şekilde çoklu platform desteği sunan yazılımlar geliştiriyorsanız, yazılımların bu sistemlerde kolaylıkla test edebilirsiniz.

Copyright © 2010 CSD Sistem All rights reserved.
Desk Mess Mirrored v1.6 theme from BuyNowShop.com.